Haber Detayı
01 Kasım 2017 - Çarşamba 20:12
 
Vali Yılmaz "İşini iyi yapanın başımın üstünde yeri var"
Burdur Valisi Şerif Yılmaz Burdur Radyosunda katıldığı programda gündeme dair ne varsa içtenlikle değerlendirdi.
Diğer Haberi
Vali Yılmaz

Burdur Radyosu, Çağdaş Burdur Gazetesi ve Manşet Burdur işbirliği ile planlanan ‘Gündem ve 7 Soru’ isimli radyo programının ilk konuğu Burdur Valisi Şerif Yılmaz oldu.  Burdur Radyosu Sahibi Serkan Şimşek ve DHA Temsilcisi, Gündem Burdur haber portalı sahibi usta gazeteci Mesut Madan sunumuyla düzenlenen programda, Vali Yılmaz, eğitimden, özel hayatından, bağımlılıkla mücadeleye, FETÖ’yle mücadeleden koordinasyon çalışmalarına kadar tüm detayları içtenlikle paylaştı.

 

Burdur’da bir buçuk yıldır devam eden görev sürecini değerlendiren Vali Yılmaz, “ Öncelikle davetiniz için teşekkür ediyorum, yeni programınız hayırlı olsun, inşallah bu programda Burdur’umuzun gelişimi ile ilgili, Burdur’un kalkınması ile ilgili güzel programlar sizler aracılığıyla gerçekleşir. Bizi dinleyen tüm Burdurlu hemşerilerime sevgi ve saygınlarımı sunuyorum.  Burdur’da göreve başlayalı bir buçuk yıla yakın bir süre oldu. Malum göreve 17 Haziran 2016 başladım, bir ay geçmeden hain darbe teşebbüsü ile karşı karşıya kaldık. Normal şartlarda bizim göreve başladığımız ilde kısa süre içinde ili tanıyıp, il ile ilgili yapılacak olan çalışmaların belli bir plan dâhilince gerçekleştirmemiz gerekir. Ancak göreve başladıktan sonra bu talihsiz olay maalesef bizlerin de Burdur’la ilgili çalışmaları, yapılacak olan iş ve işlemleri Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi geciktirdi, öteledi. Burada birinci önceliğimiz devletimizin bekası, istiklalimizin ve istikbalimizin korunmasına yönelik çalışmalar, ister istemez oldu” dedi.

 

BURDUR’DA FETÖ’YLE MÜCADELE ÇALIŞMALARI


Program ilk olarak FETÖ Operasyonları ve FETÖ ile mücadeledeki çalışmalarını anlatan Burdur Valisi Şerif Yılmaz, “Aslında bu süreç yeni başlamadı. 15 Temmuz darbe girişimi öncesi bu örgütle ilgili mücadeleyi, görev yaptığım Kütahya ilimizde de ilk başlatan Valilerden birisiyim ve Kütahya’da bu süreçte belli bir seviyeye geldik ama buraya geldiğimizde tabi Burdur’un, Kütahya’da kat ettiğimiz mesafenin çok gerisinde olduğunu gördük. Bu sürecin hızlandırılmasıyla ilgili çalışmaları arkadaşlarımızla beraber hayata geçirdik. 15 Temmuz hain darbe girişimi sürecinde Burdur’lu hemşerilerim devletimizin ve milletimizin yanında olduğunu çok açık bir şekilde gösterdi, Burdur’un geneline baktığınızda herkes Devletinin, Milletinin bağımsızlığını, demokrasinin, bayrağının yanında olduğunu gösterdi. Bu ülkenin birilerine peşkeş çekilmemesi gerektiğini, bu ülkenin birilerine taşeron olarak hizmet etmemesi gerektiğini çok açık bir şekilde gösterdi. 15 Temmuz sonrası nöbetlerde ve programlarda bunu net bir şekilde gördük. Ben bu vesile ile Burdurlu hemşerilerime daha önce de ifade ettim, tekrar teşekkürlerimi ifade ediyorum. Bu süreç, uzun bir süreç, özellikle gerek kamuda, gerekse özelde, bu örgütle bağlantılı yasal sürecin başlatılması, kılı kırk yararak, yürütülmesi gereken bir süreç, haksızlığa sebep olmaksızın, adaletli bir şekilde yürütmek için yapılması gereken çalışmalarımızı burada yaptık. Zaman zaman bir takım eleştiriler geliyor, ancak burada şöyle bir husus var, bu terör örgütü yine aynı şekilde PKK terör örgütü de fark etmiyor.FETÖ de dahil olmak üzere kendi üyesine kimlik verip, bu benim örgütümün üyesidir demiyor, yine bu örgüt içinde görev alan, örgüt içinde yönetici olan hiçbirisi ben bu örgütün üyesiyim demiyor, hiçbirisi ben bu örgüte yardım verdim demiyor  ta ki, biz diğer kişilerden aldığımız ifadeler veya bir takım belge ve dokümanlara ulaşıncaya kadar bunlar tamamını inkar ediyor. Bugün mahkemelere gittiğinizde çok rahatlıkla bunu yine görebilirsiniz, bugün en çok belki de gündemde konuşulan Bylock konuşmalarıdır.  Çoğu kimse ben indirmedim diyor, bunun teknik olarak başkasının indirmesi mümkün değil. Ama ne kadar inkâr eden varsa, bunu kullanıyor daha sonra Bylock dokümanları gelince, bunu inkâr etme şansı kalmıyor. Buradaki zorluğumuz bu örgüt, bu yapı, devletin özellikle belli kurum ve kuruluşlarına çok uzun yıllardan beri sirayet etmiş, devletin istihbarat birimleri işgal edilmiş ve devletin hafızası bunların yüzünden sıfırlanmış, bu kadar zorlu geçen bir sürede, ilimizde de eski istihbarat şube müdürü mahkûm oldu. Buna baktığınız zaman bizim geçmişe yönelik bir takım bilgileri temin etmemiz,  ulaşmamız zaman alıyor ve bazen de insanlar şöyle bir serzenişte bulunuyor; biz bu adamın bunların içinde olduğunu biliyoruz ama bakıyoruz mahkemeye gidiyor, bunun dayısı mı var, arkasında kim var, niye serbest kaldı gibi bir takım ifadeler kullanılıyor, ,bunu net bir şekilde söylemekte yarar var, hangi terör örgütüyle irtibatlı olursa olsun, Fetö de olsa,  PKK da, olsa hiçbir kişi veyahut da kurumun, adli süreç içinde müdahale etme şansı yok.  Ben bugüne kadar görev yaptığım süre içinde adli mercilere hiçbir kişi ve kurumla ilgili bir şey sormadım, niye sormadın diyecek olursanız yanlış anlaşılır diye sormadım. Bağımsız olarak soruşturmayı  Savcılarımız yönetir, emniyet teşkilatımızın, polislerimizin, jandarmamızın çalışması dâhil olur, Savcılığın koordinesiyle yürütülür, savcılık belli bir aşamaya getirdikten sonra iddianamesinin ardından bağımsız mahkemelere gidiyor. Mahkemeler serbest bırakır veyahut da tutuklar. Burada karar bağımsız mahkemelere ait, adaletin tecellisi mahkemelerde olur, mahkemeler dışında bir yerde adalet aramak zaten mümkün değildir” diye konuştu.

 

“DIŞARDA GEZENLER İTİRAFÇIDIR”


Vatandaşın FETÖ üyesi olduğunu bilerek, adli kontrol şartıyla tutuklanmayan örgüt üyelerine yönelik tepkili olduklarını söyleyen Vali Yılmaz, dışarıda gezenlerin Etkin Pişmanlık yasasından yararlanan itirafçılar olduğunu vurguladı. Vali Yılmaz , “Şimdi duruma baktığınızda vatandaşlarımız bazı insanların dışarıda gezdiğini söylüyor, -bu kişi bu kadar işin içindeydi, bu adam niye dışarıda geziyor-  dışarıda gezmesinin tek sebebi vardır, o da itirafçı olmasıdır. Eğer bu örgütle bağlantısı yoksa zaten dava açılmaz ama örgütle bağlantısı varsa, yöneticiyse veya içinde bulunduysa, bu örgütün yapısı ile ilgili savcılıkta belli hususları devletin bilmediği, biraz önce başta söylediğim gibi devletin hafızası çökertilmişti, devletin bilmediği bir takım yeni bilgileri veriyorsa , o bilgiyle beraber devlet yeni bir takım örgütsel şemaya, yapıya ulaşabiliyorsa, burada vatandaşımız arasında bilinen adli kontrol şartıyla serbest bırakılma devreye giriyor. İtirafçı konumundan dolayı, burada mahkeme kararı ile bu karar veriliyor burada verdikleri bilgi, bugün itibariyle yeni bilgi ise bu değerlendirilip mahkeme tarafından veriliyor ancak bu kişilerle ilgili dava açılmayacak diye bir husus yok. Bu kişilerle ilgili de soruşturma devam ediyor artı bu kişilerin verdiği bilgi, yarın başkası tarafından verilen bilgilere bakıldığında, ifadelere bakıldığında, delillere ulaşıldığında, bizden, devletten bir takım hususları saklamış veyahut gizlemiş ise o zaman etkin pişmanlıktan yararlanma imkânını elden kaybediyor. Vatandaşlarımız bunu çok iyi bilsinler, itirafçılarla ilgili dava açılacak, her halükarda, dava açıldığında itirafçılar verdiği bilgi örgütün tümüyle çökertilmesine yönelik yeterli ve başka bir bilgiye gerek kalmadan yetiyorsa mahkeme kararıyla ceza verilmeyebilir. Verdiği bilgi yetersiz ceza indirimine gidiyorum diyebilir mahkeme veyahut ta senin verdiğin bilgiler yetersiz kardeşim sen tekrar tutuklanabilirsin, üç şık hala gündemde, vatandaşımız bunu çok fazla hukuk boyutu, teknik boyutu olduğu için bilemiyor olabilir, onun için bunu biraz daha açarak söylemeye çalıştım. Örgütle yapılan mücadelede bir takım sulandırmalara veya bunun adil bir şekilde yürütülmediği yönünde, nu mücadelenin etkisizleştirilmesine yönelim bir takım değerlendirmeler oluyor. Burada verilen bilgi eğer,  yarın yetersiz olduğu mahkeme tarafından tespit edilirse, bu örgütle ilgili bildiğiniz ne varsa anlatın diyor, genel bir sorudur, kendisinin bildiği bütün soruları anlatıyor ise yarın başka da bir bilgiye ulaşılmamışsa, bu değerlendirilecek ama ilimizde de serbest bırakılanlar olmuştu, sorulduğunda verdiği bilgi değerlendirilip, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bilahare, mahrem imamlar listesinde ismi geldiğinde tekrar soruldu, gözaltına alındı, ben onu değersiz buldum, o tarihte onu için söylemedim diyenler oldu, bu tekrar gözaltına alındıktan sonra tutuklanmasına kararlar verildi. Bu gibi bir takım yargılama süreçleri devam edecek. İşte bu süreci yönetmek gerçekten, bizim açımızdan da zor bir süreç çünkü burada haksızlığa kişilerin uğramaması gerekiyor. Tam tersine bu mücadelenin özellikle istismar edilmemesi için kılı kırk yarmamız gerekiyor. Bu hassasiyeti göstermemiz içinde gece gündüz demeden mesaimizin çoğunu buna harcadık, çok şükür bugün Burdur’da belli bir aşamaya geldik. 15 Temmuz sonrası görevden almalar, iadeler, görevden ihraçlar bunların hepsini kamuoyunu önünde açık bir şekilde yaptık. Bunun rakamlarını çoğu zaman paylaştım, hiçbir saklı, gizli, hesap kitap yapmaksızın kamuoyu önünde bunu paylaştık. Bu süreci, bu şekilde yönetmeye çalışırken esas ana çatı davası dediğimiz Burdur’daki örgüt yapılanması ile ilgili özellikle çatı davası ile ilgili süreç tamamlandı, bununla ilgili iddianame Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından hazırlanıp, mahkemeye sunuldu, mahkeme tarafından da kabul edildi diye biliyorum, şimdi hem çatı hem de diğer davalar devam edecek” dedi.


 

Göreve geldiği 2016 yılı Haziran ayından bugüne kadar yapılan çalışmaları değerlendiren Vali Yılmaz, sanayi sektörünün gelişmesine yönelik önemli atılımlar yapıldığını işaret etti. Girişimcilik ruhunun önemini vurgulayan Vali Yılmaz, “ Bu kadar, bu davalar devam ederken tabi bizim günlük yaşantımız devam ediyor. Burdur’da hayatın devam etmesi özellikle bu yapının ve örgütün şehirlerin ve ülkenin gelişmesine yönelik engel teşkil etmemesi içinde biz gece gündüz demeden diğer işlerimize bakmaya gayret ettik, özellikle sanayinin gelişmesi çünkü bizim burası sanayi de daha henüz yeterli miktarda tesisi olmayan illerden bir tanesiyiz.  Birinci organize sanayi bölgemiz var, dolma aşamasına gelmiş, birkaç küçük boş yer var, ikinci organize sanayi bölgesi kurulmuş, onunla ilgili çalışmaları hızlı bir şekilde altyapı çalışmalarını gerçekleştirdik, yine Bucak OSB bugün itibariyle bütün parseller satıldı, büyük bir kısmı üretime geçti, oradaki çalışmayı da hızlandırdık, altyapı çalışmaları tamamlandı, doğalgazından fiber optiğine varıncaya kadar bütün altyapı çalışmalarını tamamladık ki oradaki yeni ilave organize sanayi bölgesi ile ilgili bugün arkadaşlarımız Bakanlıkta dosyayı teslim ettiler, genişleme alanı ile ilgili, mevcut  OSB’nin karşı alanında kalan ve bir takım fabrikaların bulunduğu bir alan var, o alanın tamamıyla ilgili de bugün dosyayı arkadaşlarımız şu anda bakanlıktalar, onlarla ilgili görüşmeleri yapıyorlar.  Merkezdeki OSB ile ilgili altyapı çalışmalarını çoğunu artık, elektriği dahil olmak üzere, kredi kullanmadan öz kaynaklarımızla bunları yapmaya çalışıyoruz. Özellikle OSB’lerin artıma tesisleri ile hem 1. Organize Sanayi Bölgesi, 2. Organize Sanayi Bölgesi ve Isparta Süleyman Demirel Organize Sanayi Bölgesi ile müştereken bir arıtma tesisi kurmayı planladık. Bununla ilgili çalışma sürecini başlattık. Bu ülkemize örnek olacak çalışmalardan bir tanesidir. Bunun dışında da kamunun yapması gereken yatırımları aralıksız takip etmek suretiyle de bugünlere geldik hamdolsun. Şunu gördüm tabi ki, burada bir buçuk yıla yakın bir süre içinde ilk geldiğim günden itibaren belki vatandaşlarımız biraz serzenişte bulunabilir, kamuda bir dağınıklığı htim. Bu dağınıklığı görür görmek biz belli bir disiplin içinde hizmetlerin sürmesi gerektiğini ve bunun hayata geçmesi içinde belli bir çalışmanın yapılması gerektiğini, neticede yaptığımız hizmet, milletten aldığımız kaynağı yine milletin eline sunmak, bunu en seri bir şekilde, israf etmeden, gerçek yerine ulaştırılmasını sağlamak bizim işimiz bu, o açıdan baktığımızda bir takım kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacak olan hizmetlerin bir an önce hayata geçmesini sağladık. Bugün çoğu kurum ve kuruluşlarımızın uzun süredir bekleyen, hayata geçirilmesi gereken projelerin,  kısa süre içinde aşağı yukarı tamamını aktif hale getirdik. Belki de en önemli konulardan bir tanesi de Belediye Meclisimizin gündeminde, uzun zamandan beri Burdur’da devlet hastanesi nereye yapılacak diye tartışma yapılıyor. Benim geldiğimde bu tartışma devam ediyordu,  netice itibariyle baktık, araştırdık, bulduk, en son herhangi bir hukuki sıkıntı olmaksızın çözelim, yeni kamulaştırmaya gitmeksizin çözelim düşüncesiyle Milli Savunma Bakanlığımıza ait olan atış alanı diye vatandaşlarımızın bildiği, göl kenarındaki arsayı bulduktan sonra, Bakanlığımız ile yaptığımız görüşmede arsanın tahsis edilebileceğini kararlaştırdıktan sonra iş ve işlemleri başlattık, kısa süre içinde şu andaki özel okulun hemen bitişiğindeki arazinin büyük bir kısmı devlet hastanesi yapılmak üzere Sağlık Bakanlığına tahsis edildi. Bugün belediye meclisimizden de imar değişikliği kararı çıktıktan sonra, bu arada eş zamanlı olarak proje ihalesi sağlık bakanlığımız tarafından yapım aşamasında çünkü biz çok zaman kaybetmişiz, bir taraftan imar çalışması yaparken, diğer taraftan proje çalışmasını tamamladık çünkü gerçekten bugün Türkiye’de sağlıkta dönüşüm projesinden sonra çoğu ilde çok iyi mesafeler kat edildi, fiziki, altyapı, teknik ve insan donanımı olarak ama Burdur’da maalesef biz bunu hayata geçirememişiz, bizim devlet hastanemizin halini gördüğünüzde sağlıkta dönüşüm projesinin bir anlamı yok, burada da kimseye ifade edemezsiniz. Gidin, bugün Bucak’taki devlet hastanesini görün bunun ne demek olduğunu anlarsınız, bu çoğu illerde yayılmış ancak bizim burada gecikmeye sebep olmuş, bunun kararını verdik. Benim özelliğim şudur,  karar vermekten korkmam, tek başıma hiçbir zaman karar vermem, istişarenin sünnet olduğunu bilen biriyim, ilgili yetkili kimlerse onlarla istişare edilir, kararlar alındıktan sonra da tereddütsüz uygulanır, uygulanmayacak kararı almanın da bir anlamı yok" ifadelerini kullandı.

 

BURDUR GELİŞİM PROJESİ


Burdur Gelişim projesiyle ilgili önemli bilgiler veren Vali Yılmaz, “Burdur’la ilgili, Burdur’un hangi yönde gelişmesi gerektiği yönünde hazırlanmış kurumsal bir doküman veya belge yok, bunu nasıl yapalım diye düşündük, Burdur Gelişim Projesi adı altında hayata geçirelim istedik. Bununla ilgili üniversitemizin özellikle akademik personelini kullanmak suretiyle, şehrimizin gelişmesi yönünde üniversite-şehir işbirliği yapmak suretiyle burdur gelişimin planını çalışmasını başlattık. Burada üniversitemizin koordinasyonunda diğer kurum ve kuruluşlarımızla işbirliği yapmak suretiyle Burdur’la ilgili bundan sonra hangi yönde hangi adımı atmamızla ilgili belge olarak ortaya koyacağız. Mart ayına kadar sahada tespitler yapılacak. Önümüzde çalışmamız gereken hangi hususlar varsa yetkili kişilerle görüşülecek. Bu proje tüm tarafların köydeki çobanımıza varıncaya kadar, ayakları yere basan, raflarda bir belge bulunsun diye değil, canlı olacak, bugün aldığımız verileri yarın da güncelleyeceğiz. Bizde bir proje yaparız, proje 20 sene sonra aktığımızda şartların tutmadığını görürsünüz, proje canlı olacak, tüm verilerin girişleri güncellenecek, 10 sene sonra geldiğimize 2023’ten sonra bizim yeni bir proje hazırlamamıza gerek kalmayacak. Her işte bu kadar zaman harcarsak, ömrümüz proje hazırlamaya geçer” dedi.

 

VALİ YILMAZ’IN BURDUR İZLENİMLERİ


Burdur’la ilgili sosyal izlenimlerini de paylaşan Vali Yılmaz, “ Bizim gibi illerde, belli bir alışkanlıklar var, bu alışkanlıkların dışında bir hayat tarzı kimse düşünmüyor geleneksel yaşan biçimi içinde günlük ihtiyaçlarımı karşılayayım, azıcık aşım, kaygısız başım bu kültür illerimizin gelişmesine engeldir. Gazi okulunu yıktık, Gazi okulu yıkıldıktan sonra sosyal medyada da gördüm ilde yöneticilik yapmış bazı kişiler, okulun yıkılması ile beraber bütün anılarının yıkıldığı yönünde baktım paylaşımı var. Gazeteci bir arkadaşımızı gitmiş, vatandaşın oradaki ifadesini söylüyor, bina yıkıldıktan sonra demirler oradaydı, demirleri gördükten sonra vatandaşımızın söylediği şu, bu binası, bu demirler mi tutuyordu, biz orayı depreme dayanıksız olduğu için yıktık, birilerinin anılarını yıkmak için yıkmadık,  kız meslek lisesi ile ilgili maalesef mahkemeye gidilmiş, orası atıl vaziyette kaldı. Ben kültürel mirasın korunması gerektiğinin taraftarıyım, özellikle kendine özgü, o günkü hizmeti ne ise aynı amaç doğrultusunda onların ayağa kaldırılması gerekiyor. Buradaki çıkmazımız bu, şu anda içinde bulunduğumuz mekan dahil olması üzerine Burdur’un en eski yerleşim alanı, buranın ilk sahipleri burada değil, hiçbiri değil, buradan taşındıktan sonra benim eminim ki ikinci kez ve üçüncü kez taşınanlar vardır. Sen şimdi bunu kendi hayatında yaparken, sosyal hayatta niye karşı çıkıyorsan, o kadar anılarına bağlıysan, annenin babanın yaşadığı evde olman gerekiyor.  Baştan söylediğim şu benim burada bir tane dikili ağacım yok, bir arsam, bir tane işim yok. Şehrin gelişmesi ile ilgili, planlaması ile ilgili hususları paylaşırken de inandığım neyse onu söylüyorum. Bu bazılarını rahatsız edebiliyor valilik müessesesi şehrin tümünü, il genelini kapsayan devletin ve hükümetin temsil makamıdır. Bizim asli görevimiz tüm kurumlar arasında koordinasyonu sağlamak, şehre liderlik yapmaktır. Birilerinin arkasında gezmek, birilerinin verdiği talimatı yapmak değildir. Ben niye uğraşayım o zaman, ben hastane yeri ile ilgili niye uğraşayım, demek ki benim derdim var. Ben bu şehrin kalkınması ve gelişmesi ile sorumluluğum olduğu için bu işe giriyorum ama burada insanlar alışmışlar, kendilerinin dediğini yapacaksak, dediklerini yapmayacak otur otur, kalk kalk o sistem geçti Türkiye artık eskisi gibi yönetilmiyor. Türkiye’nin şehir kulüplerinden yönetilme devri geçti, ben 24 saat vatandaşın içindeyim , dağda da , bayırda da gezen biriyim, dağdaki bayırdaki insanın da kendini çok akıllı zannedenlerden, makul, hakkaniyetli kararları vereceğine inanan biriyim” ifadelerini kullandı.

 

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE


Bağımlılıkla mücadele Türkiye’nin gündemidir.  Türkiye ülke olarak, uzun yıllar Afganistan’daki üretilen esrar ve eroinin geçiş güzergâhı diye anıldı ve bu uzun yıllar bununla mücadele yaptık. Bilahare PKK ile beraber Türkiye’de uyutturucu ticareti terör örgütlerinin eline geçti, özellikle devletin ulaşamadığı yerlerde üretime başladı. Dalga dalga ülkemize yayıldı. Terörle ülkeyi bölmeye çalışanlar, ülkeyi yıkmaya çalışanlar, bugün uyuşturucu ile ülkeyi yıkmaya çalışıyor, çünkü gençliğimizi esaret altına alması için buna bulaştırması gerekiyor. Sadece Burdur’da değil yoğun bir şekilde ülkemizde uyuşturucu bağımlılığının arttığı görüyoruz. Bu uluslararası bir şebeke, tabi ister istemez bizim nesli koruma görevimizin başında çocuklarımız var. Çocuklarımızın uyuşturucu kullanım yaşı her yıl bir alt yaşa daha sirayet ediyor. Gezdim, gördüm söylemeye çalışıyorum, bununla ilgili herkesin bize yardımcı olması lazım. Burdur’da uyuşturucu üretilen yerler takip edildi ve teknik destek verilerek, Jandarma ve Emniyetin araziyi kontrol edebilmesi açısından bayağı mesafe kat ettik. Bunun dışında bizim halk sağlığı müdürlüğümüzün bir çalışması oldu açılışını yaptık. Uyuşturucuya bulaşan çocukların rehabilitasyonu ile ilgili bunları hayata geçirdik. Normalde AMATEM’de tedavi görüyorsunuz ama aynı ortamda olmuyor, bizim özellikle okul çevresinde bir takım tedbirler almamız gerekiyor. Bir takım tedbirler aldık. Okullarda, düğün ve programlara izin vermedik, çünkü okula giren çıkanı bizim takip etmemiz gerekiyor, sadece okullar tatil olduktan sonra izin vereceğiz. Okullar açıkken, kimin girip çıktığını kontrol edemediğimiz bir ortam olursa, sıkıntı yaşarız.

 

Belli okullarda yoğunlaşma olmuş, geçen sene gördük, bu sene farklı bir uygulamaya geçtik, herkes kendi mahallesinde oturduğu bölgedeki okullara çocuklarını gönderirseniz, özellikle ilkokul ve ortaokul, bunu hayata geçirirken de sahte adreslerle işlem yapacağız ve biz okulları planlama yaparken adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre verileri alıyoruz, derslik başına düşen öğrenci sayısını hesap ederek, sokak sokak birinci sınıfa kaç kişi gelecek bunun planlamasını yapıyoruz. Bu dağıtımla beraber çocuk kendi mahallesindeki okula gidiyor. Başka yerlere taşıma yaparsanız, öğle tatili bir buçuk saat, öğle tatilinde çocuğu taklip etme şansınız yok. Biz okula girenleri takip ediyoruz, okulun civarında da tedbirimizi alıyoruz, talimatımızda şu, orada riskli görünen, tanımadığımız, çocuklarımıza zarar vereceği kişileri arkadaşlarımızı uzaklaştırma yetkisi verdik. Ben o mahalledeki çocuğu, kendi mahallesinde okula gittiği zaman esnafta bilir, komşusu da bilir ama dışarıdan gelen çocuğu kimse bilmez, bu kararın içinde bu var, bu planlamayı yaparken,

 

Türkiye’de derslik başına düşen öğrenci sayısı 20’nin altında olan bir iliz, biz eğitimde marka olmuşuz bunu bozmayalım.  Bakınız, üniversiteye girişlerde TEOG’ta her taraftan var, çocuklarımızın belli bir okul kısıtlaması var. Ğ4 tane ilk yüzde giren merkezden, Bucak’tan, Gölhisar, Ağlasun’dan var. Böyle bir inanış oluşuyor zaman içinde çocuğu ile birebir ilgilenen aile, çocuğum daha iyi eğitim görecek düşüncesiyle getiriyor, okuldan fazla kendisi çocuğuyla ilgileniyor, okul, öğretmen, veli, öğrenci bu işbirliğini sağlarsak kazanırız. Ama eti senin kemiği benim anlayışıyla davranırsak, o çocuktan verim alamayız. İçinde bulunduğumuzu toplumun bakış açısına göre değişiyor, mahalle ilgisizse öğretmen de ilgisiz kalıyor. Burdur’un il başarısı, bütün öğretmenlerimizin başarısıdır. Bu çocukların korunmasına yönelik bu çalışma var. Kabullenilmesi zor bir olay, benim çocuğum uyuşturucuya bulaşmış demek, tedavisi istiyorum demek çoğu zaman kabullenilmiyor. Çocuk saklıyor, ailelerde saklıyor, kamuoyu baskısından, bizim de başımıza gelebilir, kendi isteyerek yaptığı bir şey değil, bulunduğu ortamlarda bu olabiliyor. Çocukların davranışlarında bir takım değişiklikler varsa, bunu muhakkak okulda rehber öğretmenlerimizde görüşsünler, öğretmenleriyle görüşsünler, olmazsa sağlık kurumlarındaki arkadaşlarımızla irtibat sağlanıyor, çocukların bu pisliğe buluşup, bulaşmadığını tespit ediyoruz ve aileyle beraber bu süreci birlikte yönetiyoruz. Farklı bir davranışı varsa, gecikmeden bunun ilgililerle paylaşılması gerekiyor. Bu top yekûn ülkenin gündemi, Burdur’da bakınca iyi illerden birisiyiz.

Burada hizmetlerin aralıksız sürmesi ve vatandaşımızın memnun olacak şekilde sunulmasından sorumluyum. Biz hizmet ettiğimiz insanları menün etmek zorundayız, vatandaşımızın ihtiyacını ve talebini karşılamak zorundayız. Bu zamanı ve mekânı belli saatlere indirirsek, esas görevimizi yapmış olamayız.

 

HERKES USULÜNE UYGUN AVLANSIN

 

Avcılık yönüyle de bilinen Vali Şerif Yılmaz "Avcılarımız merkezi atış poligonu vardı, niye böyle oldu deyince bir sürü mazeret sundular.  Çalışınca ne hale geldiğini şimdi gördük, kaçak avcılıkla ilgili hiçbir müsamaha olmayacak. Ben avcıyım, av belgem var, av pulumu alırım, av sezonu dışında ava gitmiyorum. Fahri av müfettişiyim. Bütün belgeleri tam olan ve kurallara biat ederek, ava giden birisiyim. Av sporu işle ilgili bu işe meraklısı olan kurallara uyarak yapsın, bu kurallara uymadığımız zaman bazen çevreyle ilgili de bir takım sıkıntılar da ve hatta ölümle sonuçlanan hadiselerde oluyor. Ben renkli şapka takarım, karşıdaki avcı bilsin diye bu kadar hassas olsun diye, eğer atış meraklısı varsa gelsinler atış poligonuna atış yapsınlar. Avcılık atıcılar derneğinin işletmesini oraya vereceğiz, hem eğitim alanı olacak. Bucak’ta da atış poligonu yapıyoruz. Diğer sportif alanlarla ilgili de çalışmalar devam ediyor.

Salda ile ilgili güzel bir tanıtım oldu, çok yoğun talep var. Salda da bir değerlendirme yapacağız dedik. Kayak merkezi ile beraber bütün olarak ele almaya çalışıyoruz. Kayak merkeziyle ilgili pistlerle başvurumuz olmuştu, yeni pistlerle birlikte profesyonellerin geleceği bir kayak merkezi, çok büyük olmaz, Türkiye’de yeterli kadar büyük kayak merkezleri var, belli bir dönem içinde kullanabileceğimiz miktarda, yakın civardan insanların gelip, günü bir kayak yapacağı bir mekan oluşturmaya çalışıyoruz. Turizmle ilgili yatırımları belli bir program içinde çalışmaları yürütürsek, Burdur’un gelişeceğine inanıyorum. Bakir bir alnımız var, hem sanayi, hem turizm ve üniversite 32 bin öğrencisi var, 2 bini merkezde ve hatta bugün üniversitenin içinde bir spor kompleksi yapılıyor. 70 milyon TL ayrılan bir kaynakla, buraya harcanıyor. Burası sadece bir spor salonu yüzme havuzu değil, burası oteliyle beraber, milli takımlarımızın kamp yapabileceği, tüm spor alanlarını içinde ihtiva eden, entegre bir spor tesisi, Türkiye’de örnek olacak bir proje, bu ilin projesidir. Bu Sayın cumhurbaşkanımızın burdur ziyaretlerinde sunulan bir projeyi uygun görmesi ile beraber verdiği talimatla hayata geçirilen bir projedir. Bazen Burdur’dan bir şey olmaz deniyor, aslında çok şey oluyor da bunlar görülmüyor. Burdur gibi bir il de bana göre çok büyük bir yatırımdır. Dünya kadar yatırım yapıyoruz. Bugün sabah gelirken aldığım rakam bu yıl ilk defa köylerde sıcak asfalta başladık.  801 kilometre hedefimiz var bu yıl, sabah 75,5 kilometre,  Karamanlı ve daha sonra kavşaktan Büğdüz yoluna devam edeceğiz. Köy yolarında bölünmüş sıcak asfaltlı BSK’lı yolumuz olacak. 80 kilometre sadece sıcak asfalt, bunlar bir şey olmuyor derseniz haksızlık edersiniz, burdur2un gelişmesine yönelik biraz önce ifade ettim. Bugün Bucak’taki hastaneyi görürseniz 5 yıldızlı otel konforunda, üniversitemiz hızla gelişiyor. Üniversitemiz aslında Türkiye’de örnek bir proje başlattı. Hayvancılıkla ilgili  beş üniversiteden birincisidir. Artık proje uygulanmaya başlayacak, üniversitemiz de diğer üniversitelere örnek olacak. İlkleri burada gerçekleştiriyoruz ama vatandaşımıza belki duyuramıyoruz. Yıllarca bu ülkede üniversiteler kendi kampüsleri içinde kaldılar, şehirleriyle bütünleşemediler, üniversiteler şehirlerin lokomotifi olsun diye şu anda bu kadar üniversite kuruldu ve bu hem tematik olarak üniversitenin hayvancılıkla ilgili proje ve hem de Burdur gelişim projesini onun için uyguluyorsunuz. Siz hala 40-50 yıl öncesi aldığı eğitimle, tarihteki kafayla yönetmeye kalkarsanız, şehit bir adım öteye gitmez, bu arkadaşlarımızın önünü açmamamız, fikirlerini almamız gerekiyor. dünyada ilk 10’a gireceksek, hem ekonomik, hem de siyasi çok kat etmemiz gereken yol var. Biz mehter usulü yürürsek bu iş olmaz. Genç arkadaşlarımızı orada gördüm, dedim ki eski anlayışı terk edin, eski anlayışı olanlara da itibar etmeyin dedim. Burada üretin, önümüze koyun biz idareci olarak yürütelim” dedi.

 

 

Kaynak: (ÇBG) - Çağdaş Burdur Gazetesi Editör: Serkan Şimşek
Etiketler: Vali, Yılmaz, "İşini, iyi, yapanın, başımın, üstünde, yeri, var",
Diğer Fotoğraflar
Diğer fotoğrafları büyük görüntülemek için üzerini tıklayın.
Vali Yılmaz
Vali Yılmaz
Vali Yılmaz
Vali Yılmaz
Yorumlar
Haber Yazılımı